DOĞUM HİKAYEM…
Pozitif bir doğum hikayesi olduğu için biraz uzun gelebilir. Şimdiden uyarayım. 🤭 Bizim doğum hikayemiz 28 Temmuz sabahı suyumun gelmesiyle başladı. 40+5 olmuştu haftamız. Ondan 2 gün öncede nişanım gelmişti. Suyum azar azar ama her lavaboya gittiğimde gelmeye devam ediyordu. Rengi pembemsiydi, doktoruma haber verdim daha sonra peçeteye sarımsı renkte geldiğini görünce daha fazla riske atmadan hastaneye geçtik. (Su gelmesi bebeğin susuz kalacağı gibi bir anlama gelmiyor ancak 12 saat içinde doğum gerçekleşmezse antibiyotik başlanıyor.Bu yüzden evde beklemedik) Eşimle doğuma hazırlık eğitimi aldık bu gibi durumlarda nasıl davranacağımızı biliyorduk o yüzden panik yapmadan hastaneye geldik, ebemiz nst çekti ve yaptığı muayenede suyumun gelmeye devam ettiğini açıklığın 3 cm olduğunu söyledi çok sevinmiştim. İlk doğumlarda açıklığın 4 cm olması genelde 12 saati geçebiliyor çünkü. Enfeksiyon riskine karşı doktorum yatış verdi ve sürekli hareket halinde olmamı istedi. Yürüyüş,squat, halata asılma, kasılmalar geldiğinde çömelme, merdiven inip çıkma, sıcak duş, pilates topu egzersizleri aklınıza gelecek her türlü egzersizi yaptık. Eşim, doktorum, ebemiz odada o kadar güzel bir atmosfer vardı ki her şey kızımın bir an önce bizimle kavuşması içindi. Bunları yazarken bile gözlerim doluyor. 🥹 Saatler geçti, açıklık 4 cm den sadece 6 cm ye gelmişti ve ilerlemiyordu rahim ağzı yumuşamıyordu. Tam 20 saat boyunca kendi sancımı çektim, 30 saniyede bir gelen ama asla açılmayan bir rahim ağzıyla ümitlerim tükenmişti. Yumuşaması için ilaçlar veriliyor ama birkaç saat sonra yine eskisi gibi oluyordu. Her şey çok güzel ilerlerken bir anda durması hepimizde şok etkisi oluşturdu. Suda doğum planladığımız için açıklık 9 cm’yi bulsa suda doğum ünitesi hazırlanacaktı heyecanla açıklığın 7 cm olduğunu duymak isterken hala aynı olduğunu rahim ağzınında yeniden sertleştiğini öğrenince tüm moralim bozuldu. Kasılmalar şiddetli, bebeğin baskısı müthiş ama açıklık ilerlememişti. Ve bende çok yorulmuştum şiddetli ağrılar gelip giderken aralarda pilates topu üzerinde uykuya dalıyor kasılma geleceğini hissettiğim an irkiliyordum. O an neden uyku çöküyor çok iyi anlamıştım. 29 Temmuz sabahı saat 5 olmuştu. Evvelsi sabah 10 da başlayan serüven sabah 6 olduğunda normal doğumdan sezeryan doğuma kayan bir duruma dönüştü çünkü bos denilen durum oluşmaya başlamıştı yani bebeğin kafasının şişmesi. Gerekli olduğunda sezeryanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, hepimiz elimizden geleni yaptık bu yüzden spinal anestezi ile sezeryana karar verdik. Hemşireler beni hazırladı, doğuma eşim de girdi. Çünkü anne bebek dostu sezeryan istemiştik ki doktorumuz da en başından beri bu görüşte bir insandı. Ameliyathaneye geldik, üzerim hazırlandı. Anestezi doktorum psikolojik olarak çok rahatlattı ve anesteziyi uyguladı. Ne acı ne de başka olumsuz herhangi bir durum yaşamadım. Ameliyat başladı, 20 saat süren zorlu sürecin ardından bu kadar hızlı bir kavuşma anını hiç beklemiyorduk. Özlem bitmiş minik kelebeğimize 06.54 de kavuşmuştuk. 🥹❤️ Doktorum kızımı göğsüme koydu, o an benim için zaman durmuştu, inanamıyordum, teni sıcacıktı ağlıyorken bir anda sakinleşti ve emmeye başladı. Kordon kesilmedi, kanın tamamen bebişe geçmesine izin verildi. Bunlar olurken biz ten tene temasa devam ettik ve ebeler de ilk emzirmeyi o an gerçekleştirdi. Kordondaki kan akımı tamamlandıktan sonra ilk muayenesi için alındı, kordonunu babası kesti 🥰 Her şey bitti, kızımız babasının kucağında birlikte odaya geçtik. Şimdi evimizdeyiz ve ben hala rüyada gibiyim. Doğum anındaki fotoğraflara bakarken her detayı yeniden yaşıyorum. Rabbim bu güzel duyguyu dileyen her kadına yaşatsın… Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. 💕 Herkese keşkesiz, pozitif bir doğum dilerim. 🫶🏻

