Tetenoz Aşısı 💉
Kızlar hamileliğin kaçıncı haftası tetenoz aşısı oldunuz ben 26+2 yim hala olmadım ya da olmayan var mı 🤷
Kızlar hamileliğin kaçıncı haftası tetenoz aşısı oldunuz ben 26+2 yim hala olmadım ya da olmayan var mı 🤷
Birinci dozu 20.haftada ikinci dozu 24.haftada oldum ben
@******* ben geç kalmışım ozaman 😏
@******* sanırım geç kalmış sın sağlık ocağından veya doktorun hiç bahsetmedimi
@******* sağlık ocağına git yapıyolar yinede
@******* sağlık ocağı hiç aramadı normalde arıyormuş doktorum da hiç söylemedi
@******* aynen gitmek lazım
@******* sen gittin mi hiç sağlık ocağına hamile olduğunda
@******* beni de aramadılar ben hamileliğimi ilk bildirdiğim zaman 3 ay sonra aşı için gel falan dediler öyle gitim
@******* Hayır gitmedim hiç kayıt açtırmak gerekiyormuş sanırım yeni haberim oldu 🤦
@******* gitmediysen ondan aramamışlardır belki ben gittim kaydımı yaptırdım sistemde görünmüyodu hamile olduğum
@******* anladım canım. Bende işte bilmediğim için hastaneden de söylemediler gitmedim o yüzden
@******* ozaman benim de görünmüyordur ondan aramamışlardir
@******* sen yine de çok geç kalmadan git bi belki yaparlar bilmem ki
@******* aynen canım bu hafta giderim inşallah teşekkürler 🤗
@******* olabilir canım
@******* rica ederim 🥰❤️
İlk doz 20. Hafta ikinci doz tam 1 ay sonra diye biliyorum 🌼
@******* yarın gidicem umarım bana çok geç kalmışsın demez 🤦
@******* ihmal etmeyin ☺️ çok da geç değil sanki. İyi düşünün iyi olsun 💙
@******* teşekkür ederim 🙏🥰
Ben ilk dozumu 18.hafta da olmustum saglik ocagi arayip cagirmisti
@******* bizim sağlık ocağı aramadigi, bende bilmediğim için geç kaldım 🤷
@******* sanirim evet ama yine de ugrayin saglik ocagina
@******* evet yarın gidicem inşallah
Bende ilkini 24. Haftada ikincisinde 28. Haftada oldum bugün 2. Vuruldu.
@******* inşallah bana da yarın gittiğimde vururlar geç kaldın demezler 😔
Bence demezler hemen git sabah
@******* inşallah 🙏
24+3 te oldum ikinci dozu 1 ay sonra olucam benim sağlık ocağındaki hemsirem durumumdan dolayı bu haftayı uygun gördü git konuş saglik ocagi ile canım hatta seninle ilgilenen takibini yapan hemsirenin nosunu al daha kolay iletişim kurarsın
Asla olmayı düşünmüyorum
@******* 🍃 aaa neden 😳
Aşıların denetlenmediğini belirten beyin ve sinir cerrahı Dr. Russell Blaylock, "Ani Bebek Olumlerinin yüzde 70′i Difteri Tetanoz Bogmaca aşısının takip eden 3 hafta içinde gerçekleşiyor. Havaleler aşılarla bağlantılı, aşı olduktan hemen sonra olması gerekmiyor. Haftalar, aylar, hatta bir yil sonra bile gerçeklesebilir" dedi Nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahi) uzmanı Dr. Russell Blaylock’un çarpıcı konuşması: Eğer bağışıklık sistemini uyarırsan, bugün otizmin çıktığı gibi, hamileyken aşıladığın kadının çocuğu 20 yıl sonra şizofreni çıkacak. Ve kimse bağ kuramayacak. Aşılar Cin’de üretiliyor ve ABD’de iki yılda bir kontrol edilirken üretici, Cin’de bu 13 yılda 1 ve FDA gidip kendi kontrol edemiyor. Üretici firmadan bir görevli dışarı çıkıp burada her şey yolunda diyor 13 yılda 1. (Amerika’yı yok etmeye yemin etmiş komünist ülke Cin’den bahsediyoruz) Ani Bebek ölümlerinin yüzde 70′i Difteri Tetanos Boğmaca aşısını takip eden 3 hafta içinde gerçekleşiyor. Havaleler aşılarla bağlantılı, aşı olduktan hemen sonra olması gerekmiyor. Haftalar, aylar, hatta bir yıl sonra bile gerçekleşebilir. CANLI VİRÜS İÇEREN AŞILARIN TEHLİKELERİ: - Bağışıklığı bastırıyor (KKK ve HIB) - Hayat boyunca vücutta kalabiliyor. Kızamık virüsü yaşlıların beyin ve E diğer dokularında bulundu. - Astım, çocuklarda şeker hastalığı ve otoimun ve nörolojik hastalıklarla bağlantılı 1970′den sonra her çocuk felci vakasının Oral Çocuk Felci aşısı kaynaklı olduğu ortaya çıktı. Nijerya’da çocuk felci salgını yaratıldı bu oral çocuk felci aşısıyla. “Şimdi etrafındaki ülkelere Nijerya’da çocuk felci salgını var, aşı olmazlarsa size bulaştıracaklar” dediler. Komşular Nijerya’yı savaşla tehdit etti. Nijerya’da aşı yaptırmayanları hapse attılar. Zorla aşı yaptılar. ABD de olacak olan bu eğer aşılar zorunlu hale gelirse. Çocuğunuzu elinizden alıp zorla aşı vurduracaklar. Oysa ABD’de canlı çocuk felci aşısı yasak. Bush ve ailesinin Merck’le olan yakın bağları nedeniyle siz bugün Merck’i aşı çocuğunuza zarar verdi diye mahkemeye veremiyorsunuz. EN ZARARLI AŞI HANGİSİ? Hepatit B aşısı üretilmiş sinir sistemini mahveden en zararlı aşı. Ben çocukluğumda bütün hastalıkları geçirdim, etrafımda, sınıfımda bu hastalıklardan sorun yasayan hiç kimseyi görmedim. Eğer dedikleri gibi bu kadar ölümcül olsaydı, benim zamanımda aşıları yoktu, sokaklar ölülerle dolu olurdu. Hastalığı geçirdiğinde ömür boyu bağışıklık kazanıyorsun. Öte yandan aşıyı olunca. 4 yıl aşının korumadığını anladıklarında bu sefer de pekiştirme dozlar vurmaya başladılar. Ama onlar ilk aşı kadar bile koruma sağlamıyordu. 2 yılda onların koruyuculuğu da. KIZAMIK AŞISINDNA ÖNCE KIZAMIK ÖLÜMLERİ ÇOK DÜŞMÜŞTÜ Kızamık aşısı başlamadan önce kızamıktan ölüm vakaları yüzde 90 zaten düşmüştü. Hijyen, iyi beslenme, iyi bakimdi sorumlusu. Kızamık aşısı sonucunda da ölüm oranları artmıştı. Ve fark ettiler ki çocuklar Çinko ve A vitamini yoksunluğu çekiyordu. Bunları verdiğinde ölüm oranları yine düştü. ÇOCUK FELCİ ZATEN SORUN DEĞİLDİ Çocuk felci salgını DTB aşısı başlayana kadar sorun teşkil etmemişti. Çocuk felci her daim vardı. Ama hiç bir dönemde DTB aşının başlamasıyla başlayan dönem gibi bir dönem yaşanmamıştı. Birden bire felce ve ölüme neden olması herkesi şaşırtmıştı. Çünkü o zamana kadar yaz gribi gibiydi. GRİP AŞISI ÖLÜMLERİ ARTIRDI 2003 yılında çocuklara grip aşısının vurulmasına başlandıktan sonra 5 yaş altı gripten ölen çocukların rakamı 12′den 90’a çıktı (1:13:00) 2 yaş ustu grip aşısı canlı grip aşısı yüzde 33 etkili, zayıflatılmış grip aşısı yüzde 36 etkili. 2 yas altı zayıflatılmış grip aşısı yüzde 0 etkili. Ama gel gör ki şimdi her yaşa vurulması öneriliyor. PEKİ, YA DOKTOR VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI BU AŞIYI OLUYOR MU? Doktor ve hemşirelerin yüzde 70′i “hayır” demiş. Sağlık çalışanlarının ise yüzde 62’si “hayır” demiş. TETENOS AŞISI GÖRDÜĞÜM EN KOMİK AŞI Tetanos aşısı gördüğüm en komik aşılardan biri. Tetanos kapma olasılığınız yolda bana çarpma olasılığınız kadar az. Kaldı ki su anda camdan eli kesilmişlere bile Tetanos aşısı vurulmakta. Tetanos oksijensiz ortamda yasamaz. Bu nedenle oksijenli suyla temizlik yapılır. Tetanos hayvanların dışkısının olduğu yerde yasar. Evinizde cam kırığından Tetanos kapamazsınız. Kızamıktan ölümlerde ateş düşürücülerin rolü… Eğer bundan endişe ediyorsanız ateş düşürücü vermeyiniz. Ölüm oranı yüzde 7′den yüzde 35′e yükselmiş ateş düşürücülerin etkisiyle. Bırakın ateş yükselsin, 40-41′i geçmedikçe sorun değil. Böylece kızamıktan ölümleri ciddi oranda düşürmüş olursunuz. 1984 kızamık salgını: X aşılı 1985 kızamık salgını: ? aşılı 1986 kızamık salgını: ? aşılı 1988 kızamık salgını: i aşılı 1989 kızamık salgını: ? aşılı 1995 kızamık salgını: V aşılı Kızamıkçık aşısı U kadında eklem iltihaplanmasına neden oluyor Doktorların u′i kızamıkçık aşısı olmayı reddediyor Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının ise yüzde 91′i reddediyor (1:19:10) Hepatit B de en komik aşılardan biri. Vaka sayısı 25-64 yas grubunda 4.172 iken 0-4 yas aralığında 5. Eğer yüksek risk taşıyan bir anneye sahip değilse bebek 18 yaşına kadar Hepatit virüsüyle karşılaşma olasılığı nerdeyse hiç yok. Diğer konu Hepatit B aşısının koruyuculuğu 2 yıl. Yani doğumdan sonra vurulan Hepatit B aşısının 18 yaşına geldiğinde hiç bir etkisi yok. (1:19:57) 14 yaş altında: Hepatit B Aşısına karşı yan etki geliştiren vaka sayısı 872 iken, hastalıkla karşılasan vaka sayısı 279.
https://youtu.be/LRFsZYIqnz8 Sadece 40 dksını izledim. Ve doğumda kafam karıştığı için ; ah, doktorlardan daha mı iyi bileceğim, tüm yenidogan doktorları ve jinekologlar hepatitb aşısı olması gerektiğini söyler. Erken doğduğu için küvezde kalacak. Her çocuğa vurulmuş, bi ben mi akıllıyımlarla sesimi çıkarmadığım aşı şimdi o kadar pişmanım ki. Aşı otizme sebep okuyor diyemiyoruz, Neden? Çünkü 48 saatte yapılan araştırma ile piyasaya sürülen aşıdan ne beklenir? Korkunç şeyler izledim az önce. Aşı takvimi ve aşılar ne kadar soru işareti ile dolu ve mantıksızsa bu o kadar mantıklı bir video. Ben bir tek hepatitb yaptırdığım için pişmanım.. Devamını yaptırmadım ve binlerce kez şükrediyorum. Bu aşılardan dolayı şimdi tetanoz, verem, su çiçeği, kızamık vs. Görülmüyor. Çocuklar bu hastalıklardan ölmüyor ama binlerce yeni hastalık peydah oldu, onlardan ölüyor. Allah bize akıl fikir versin. Koyun gibi güdülmeye öyle alışmışız ki.
Tetanoz Asena‘ya ne kadar tesekkur etsek az 🙂 ANTİFOSFOLİPİD ANTİKOR SENDROMU Fosfolipid: İnsan vücudunun yapıtaşlarından; hücre zarını oluşturan doğal bir madde. Ancak bağışıklık sistemi tarafından yabancı bir enfektöz ajan olarak algılanarak antikorlarla yok edilmeye çalışılıyor (otoimmünite). Antifosfolipid Sendromu (APS) olarak adlandırılan bu yeni otoimmün hastalık çoğunlukla genç kadınlarda görülüyor. Sendromlularda vücudun ürettiği anormal antifosfolipid antikorları dolayısıyla tekrarlı düşüklere ve hamilelikte komplikasyonlara yol açan sendromun genel özellikleri şunlar: − kadınlarda erkeklere oranla 5 kat daha fazla görülüyor − teşhis genellikle 30 – 40 yaşlar arasında, çoklu düşüklerden sonra alınıyor − anneden çocuğa geçmiyor − vücudun her yerini etkileyebilen bir hastalık ancak daha çok kalp krizi ve cenin ölümüne yol açıyor. − Yeni nesil aşı adjuvanları ile daha da yaygınlaşacağı düşünülüyor. BELİRTİLERİ: Körlük Kardiyovasküler belirtileri: Derin damar trombozu (pıhtı oluşumu) Flebit (toplardamar iltihabı) Trombositopeni (kanda trombosit sayısının kanamaya uzanmak üzere ileri derecede azalışı) Ateroskleroz (damar sertleşmesi) Pulmoner emboli (vücudun herhangi bir yerinde oluşan pıhtının koparak toplardamar yoluyla akciğerlere gitmesi) Kalp kapakçığı anomalileri Kalp krizi / inme Başağrıları ve migrenler Düşükler Nörolojik Bozukluklar: Epilepsi Kore (vücutta görülen istem dışı hareketler) Transvers miyelit (omuriliği iltihabı) Multipl skleroz Dikkati toplama, kavrama, anlama, değerlendirme gibi zihinsel işlevlerde bozukluk Cilt hastalıkları; düzensiz lekeler şeklinde renk değişimi gösterme, ülserler, nekroz (dokunun belli bir bölümünün herhangi bir sebeple canlılığını kaybetmesi; doku ölümü) APS yerine bazen yanlışlıkla kişiye bir başka aşı kaynaklı hastalık olan “Lupus Eritematozus” (otoimmün kökenli bağ dokusu hastalığı) teşhisi koyulabiliyor. APS ve AŞILAR -Bir çalışmada tetanoz aşısındaki antijende, insan vücudunun hemen her yerinde bulunan beta-2- glikoprotein‘le neredeyse birebir aynı parçaçıklar bulunduğu gösterilmiş. Antijen epitopunun vücudun herhangi bir bölümüyle aynı olması demek, buna karşı üretilecek yok edici antikorların aynı zamanda vücudun kendi dokularına da saldırıya geçmesine neden olmak demektir. Bugün artık aşılarda rekombine DNA teknolojisi ile üretilen yeni nesil adjuvanlar ağırlık kazanmış durumda. Çok güvenli oldukları için kullanıldıkları öne sürülen bu adjuvan materyalinin güvenilirlik kıstası da bizzat materyalin insan vücudundakiyle yakınlığı, benzerliği! Aynı şeyin aşılardaki skualen için de söylenmiş olduğunu, bir lipid olduğu için son derece güvenlidir denilmesine rağmen bugün grip aşılarında kullanılan skualen yüzünden çocuklarda narkolepsi (patolojik uyku hali) görülmekte olduğunu biliyoruz. Skualen bir lipid, aşılarda kullanılan OMV’ler ise fosfolipid ve insan dokusuyla aynı. Bu felaket reçetesi adjuvan sadece tetanoz aşısıyla sınırlı değil, diğer pekçok aşı da üretim aşamasında. Ruhsat almış aşılardan biri de bilindiği gibi GSK’in Cerverix adlı HPV aşısı. APS’li kişilerde fosfolipid antikorları yanlışlıkla gözlere, kalp-damar sistemine, beyne, sinirlere, cilde, üreme sistemine yani vücudun her yerine saldırabiliyor. Vücutta oluşturulan bu kendi kendini yok etme sistemi aşı teknolojisi ile sağlanıyor. Doğru dürüst test bile edilmeden güvenli olduğu kabul edilen bu teknolojiler yüzünden bugün artık dünyaya gelen her yeni neslin bir öncekine göre daha sağlıksız ve yaşam kalitesinin daha düşük olduğunu görüyoruz. Konuyla ilgili daha ayrıntılı okuma yapmak için haberin alındığı orijinal metin altında verilen kaynakçadan yararlanabilirsiniz. Posted by arastirananne on Şub 4, 2013 in Genel | 0 comments https://asihakkinda.com/2013/02/04/tetanoz/
Tetanoz aşısının kısırlaştırma aşısı olduğunu biliyormuydunuz? 1990′larda BM Dünya Sağlık Örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler’de 15 ila 45 yaşları arasındaki milyonlarca kadının tetanoza karşı aşılanması için bir kampanya başlattı. Erkekler de tetanoz olabilirdi, ancak aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika Yaşam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuçları ile, Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO), yalnızca çocuk doğuracak yaştaki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiği ortaya çıktı. Doğal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleştiğinde kadınların hamile kalmasını engelleyen antikorları üretiyordu. Daha sonradan ortaya çıktı ki Rockefeller Vakfı, Rockefeller Nüfus Konseyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kısırlaştırma aşısı üretmek için 1972′de 20 yıllık bir proje başlatmışlardı. Ayrıca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu’nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaştırıcı aşının üretilmesi için 41 milyon dolar bağış yapmıştı! (Yeni Aktüel) Bu yazıyı mutlaka okuyun. Ve yazıdan sonra eğer biliyorsanız ACTA konusu ile ilişkisini bir düşünün. Bilmiyorsanız ACTA konusunu araştırın. Çünkü ACTA Teknolojik anlamda çok büyük bir tehlike olduğu kadar Tarım alanında da önemli bir tehlike arz ediyor !!! /// NORVEÇTE İNŞA EDİLMİŞ GARİP BİR DEPO /// Norveç’in kuzeyindeki Spitsbergen adasında “Svalbard Küresel Tohum Deposu” adı verilen tohum ambarı, daha Mart 2008 tarihinde resmen faaliyete başlamıştı. Donmuş bir dağın 130 metre altına inşa edilen ambarda, şu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor. Kuzey Kutbu’na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında, bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna “kıyamet tohum deposu” da deniyor. Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini biraraya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak. İşin ilginç yanı, bu projenin finansörleri, genetiği değiştirilmiş tohumları az gelişmiş ülkelere yayarak, tarlalardan orijinal tohumların kökünü kazıyan küresel şirketler olarak karşımıza çıkıyor. Ve şimdi bunlar, dünya üzerindeki tüm orijinal tohumları olası bir kıyamet günü için kutuplarda buzdan bir adaya saklıyor. Konuya dikkat çeken Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç’teki küresel tohum deposuyla amaçlanan ari üstün ırk yaratmak mı yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı? “Kıyamet tohum deposu” olarak da bilinen Svalbard hariç dünyadaki diğer tohum depolarını bekleyen kıyameti kim koparacak? Engdahl’ın iddialarına göre, tekel olma arzusunun temelinde yatan tek sebep ekonomik değil. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmişte neler yaptıklarından biraz söz edelim. Rockefeller, 1971′de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR’ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) “modern tarım ürünü” kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD’de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi. GDO’lu “Gen Devrimi”nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütü’nü (FAO), BM İlerleme Programı’nı ve Dünya Bankası’nı da işin içine dâhil etti. Engdahl’a göre örgüt, tarım üzerinden üstün ırk yaratmaktan daha öte bir şeyi amaçlıyor. Rockefeller, Carnegie, Harriman ve diğer zengin elit aileler tarafından fonlanan öjenik (üstün ırk yaratma) lobisinin, 1920′den beri biricik amacı “negatif öjenik”tir. “Negatif ojenik” istenmeyen soyların sistemli bir şekilde yok edilmesidir. Aile Planlaması Enternasyonali’nin kurucusu, koyu öjenikçi ve Rockefeller ailesinin yakın dostu Margaret Sanger, 1939′da Harlem’de “Negro (Zenci) Projesi” adı altında bir proje başlattı. Bu projenin ne olduğunu bir arkadaşına yazdığı mektupta açıkça dile getiriyordu: “Zenci nüfusu, ortadan kaldırmak istiyoruz.” Bir kısırlaştırma projesi olan negatif öjenik yöntemini örneklerle açıklayalım. Küçük bir Kaliforniya biyoteknoloji şirketi olan Epicyte, genetik mühendisliği marifetiyle, yendiğinde erkeği kısırlaştıran bir mısır geliştirdiklerini açıkladı. Epicyte, Svalbard’ın iki sponsoru olan DuPont ve Syngenta ile teknolojilerini yaymak için ortaklık kurmuştu. Çok ilginçtir ki Epicyte, genetiği değiştirilmiş sperm öldürücü mısırı, ABD Tarım Bakanlığı’ndan (USDA) aldığı araştırma fonuyla geliştirmişti. Bir başka örnek; 1990′larda BM Dünya Sağlık Örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler’de 15 ila 45 yaşları arasındaki milyonlarca kadının tetanoza karşı aşılanması için bir kampanya başlattı. Erkekler de tetanoz olabilirdi, ancak aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika Yaşam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuçları ile, Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO), yalnızca çocuk doğuracak yaştaki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiği ortaya çıktı. Doğal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleştiğinde kadınların hamile kalmasını engelleyen antikorları üretiyordu. Daha sonradan ortaya çıktı ki Rockefeller Vakfı, Rockefeller Nüfus Konseyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kısırlaştırma aşısı üretmek için 1972′de 20 yıllık bir proje başlatmışlardı. Ayrıca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu’nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaştırıcı aşının üretilmesi için 41 milyon dolar bağış yapmıştı! (Yeni Aktüel)
[28/2 12:10] Damla ERDOĞAN: AŞI VURDURMAK İSTEMEDİĞİNİZE DAİR ÖRNEK DİLEKÇE T.C. Sağlık Bakanlığı …. No.lu Sağlık Birimi Aile Hekimliğine …………. Bağlı bulunduğumuz aile hekimliğinizin takip ettiği aşı takvimi kapsamında yer alan hepatit b aşısı ve diğer bütün aşıların içeriğinde yer alan koruyucuların, Thimerosal (cıva) ve benzeri kimyasal maddelerin ve aşı içeriğinde yer alan bazı maddelerin meydana getirebileceği sağlıksal risklerden dolayı, hasta hakları yönetmeliğinin 22,24 ve 25. Maddelerinden aldığımız hak ile çocuğumuz ……………………….aşı yaptırmak istemiyoruz. Konuyla ilgili, Ek 5 “aşı red tutanağı” belgesini imzalamayı kabul ediyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim. 06.Kasım 2013 Ad Soyad: İmza : Ek: Kararımızla ilgili; aşılarda kullanılan maddeleri anlatan akademik yazı. AKADEMİK YAZIYIDA İLAVE EDİYORUM BUDUR KOPYALARSINIZ Aşılarda Neler Kullanılıyor? Vücudun doğal savunma sistemlerini, en büyük organımız olan cildi, mukozaları, solunum ve sindirim sistemlerini atlayarak doğrudan kas içine, buradan dokulara ve kana zerk edilen aşılarda antijenler, koruyucular, adjuvanlar, stabilizatörler, antibiyotikler, tamponlar, seyrelticiler, emülgatörler ve inaktive edici kimyasallar kullanılmakta ve bunun yanısıra aşı geliştirilirken virüs veya bakteri için besiyeri ya da medyum olarak kullanılan insan ve hayvan doku ve hücrelerinden aşılarda kalıntılar bulunmaktadır. Aşı üreticileri fikri mülkiyet kanunları uyarınca aşıların tam formülünü açıklamak zorunda değiller ve içerikte istedikleri an değişiklik yapma hakkında sahipler; yani ebeveynler çocuklarının vücuduna tam olarak ne verildiğini aslında hiçbir şekilde bilmiyorlar. Amerikan hükümeti ve aşı politikalarını belirleyen merci olan CDC aşılarla ilgili problemler, yaralanmalar, hastalık ve ölüm bildirimi için tamamen aşı üreticilerinin deney/test ve bildirimlerini baz almakta, bu durum tıpkı adam öldürme suçundan yargılanan sanığa aynı zamanda hakim rolünün verilerek kendi kaderini belirlemesine imkan sağlamaya benzemektedir. Bugün aynı zamanda ekonomik ve politik ajandalara da sahip aşılara onay veren kuruluş, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA), aşılara kitlelere vurulmak üzere onay vermeden önce kendi bünyesinde aşılar üzerinde hiçbir test uygulamamakta, yalnızca üreticinin deney ve test sonuçlarını incelemektedir. Bugünün aşıları yakalanmak istemediğimiz hastalıkların canlı versiyonlarını içermelerinin yanısıra GDO; enfekte inek, domuz, tavuk ve maymun hormonları; H1N1 gibi test edilmemiş virüs kombinasyonları; alüminyum; cıva; emülgatörler; çeşitli hayvanlardan, sivrisineklerden ve hastalıklı insanlardan hibrid bakteriler kullanılmaktadır. Aşağıda aşı içeriğinde yer alan maddeler kısaca tanıtılacaktır: ANTİJENLER: İmmün yanıt indüklemek için aşılarda kullanılan ana bileşen olup mikropların zayıflatılmış hali ya da hastalık yapıcı organizmanın fragmanı olarak aşıda bulunurlar: virüsler (polio-çocuk felci), bakteriler (Bordetella pertussis-boğmaca) ve toksoid (Clostridium tetani-tetanoz) bunlara örnek olarak verilebilir. BESİYERİ/MEDYUM (Büyüme Ortamı): Virüslerin üretilebilmesi için bir medyuma/besiyerine ihtiyaç vardır. En sık kullanılan besiyerleri civciv embriyosu fibroblastları; civciv böbrek hücreleri; fare beyni; Afrika yeşil maymununun böbrek (Vero) hücreleri; ve insan diploid (fötal doku) hücreleri (MRC-5, RA 27/3, WI 38). KORUYUCULAR: Aşilarda mikrobiyal kontaminasyonu önlemek için kullanılıyor. Thimerosal (cıva), gelişimsel toksin olarak kabul edilmiştir; yani doğuştan gelen özürlere, düşük doğum ağırlığına, biyolojik bozukluklara, çocuk büyüdükçe ortaya çıkacak psikolojik veya davranışsal bozukluklara yol açtığı bilinmektedir. Hamilelikte maruz kalınması durumunda fötüsün gelişiminde aksaklıklar oluşabilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir. KAYNAK: 2008 Neuroendocrinology Letters: “Thimerosal has been recognized by the California Environmental Protection Agency, Office of Environmental Health Hazard Assessment as a developmental toxin. This implies that Thimerosal may produce birth defects, low birth weight, biological dysfunctions, or psychological or behavior deficits that become manifest as the child grows. Maternal exposure during pregnancy may disrupt the development or even cause the death of the fetus. ... It is clear from these data that additional ND research should be undertaken in the context of evaluating mercury-associated exposures, especially from Thimerosal containing Rho(D)-immune globulins administered during pregnancy.” The Material Safety Data Sheet (MSDS) on Thimerosal, “Exposure to mercury in-utero and in children may cause mild to severe mental retardation and mild to severe motor coordination impairment." (“Anne karnında veya çocuklukta maruziyet durumunda hafif ve/veya ağır zihinsel özürlülük ile hafif ve/veya ağır motor koordinasyonu bozukluklarına yol açabilir.”) Thimerosal'in toksikolojik incelemesine bakıldığında ise insanlarda kronik etkisinin somatik hücrelerde gen mutasyonuna sebebiyet verici olduğu ve böbrekler, karaciğer, dalak, kemik iliği, merkezi sinir sistemine zarar verebileceği yönündedir. Hayvanlarda yapılan deneylerde kanser yapıcı etkisi saptanmış, ancak insanlar üzerinde karsinojenite çalışmaları yapılmamıştır. KAYNAK: The Material Safety Data Sheet (MSDS) on Thimerosal, “Toxicological Information - Chronic Effects on Humans: Mutagenic for mammalian somatic cells. May cause damage to the following organs: kidneys, liver, spleen, bone marrow, central nervous system (CNS). Special Remarks on Chronic Effects on Humans: May cause cancer based on animal data. No human data found." Benzetoniyum klorür'ün endokrin, cilt ve duyu organı toksini olduğu şüphesi bulunmaktadır. 2-phenoxyethanol'un, embriyonik ve fötal gelişim ile canlıların üreme sistemlerinde toksik etkisi olduğundan şüphelenilmektedir; kimyasal yapı olarak antifrizle benzeşmektedir. Fenol; kan, gelişim, karaciğer, böbrek, sinir sistemi, üreme sistemi, solunum sistemi, cilt ve duyu organı toksinidir. ADJUVANLAR: “Bağışıklığı” kuvvetlendirmek (antikor üretimini arttırmak) için kullanılırlar. En yaygın olarak kullanılanı alüminyum tuzlarıdır. Skualen (squalene) şarbon aşısında kullanılmıştır ve “Gulf War Syndrome” ile ilgisi olabileceği düşünülmektedir. STABİLİZATÖRLER: Kimyasal reaksiyon oluşumunu engeller, aşı içeriğinin birbirinden ayrışmasını veya flakon yüzeyine yapışmasını önler. Stabilizatör olarak genellikle fötal sığır (buzağı) serumu kullanılır. Monosodyum glutamat (MSG), ısı, ışık, asidite veya nem maruziyetinde aşının değişmeden kalmasını sağlar. İnsan serumu albumini canlı virüslerin stabilizasyonunda kullanılır. Aşıları donarak kurumaya veya ısıya karşı koruyan domuz jelatini ağır alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. ANTİBİYOTİKLER: Aşıların üretim ve saklanma süreçlerinde bakteri oluşumu engeller. Neomycin bir gelişimsel toksin olup aynı zamanda nörotoksik özelliğinden de şüphelenilmektedir. Streptomycin'in kan, cilt ve duyu organı toksini olduğundan şüphelenilmektedir. Polymyxin B'nin, karaciğer ve böbreğe toksik etkisinden şüphelenilmektedir. KATKI MADDELERİ (Tamponlar, seyrelticiler, emülgatörler, eksipiyanlar, kalıntılar, solventler, vb): Aralarından sodyum klorür gibi bazıları muhtemelen zararsız olup, yumurta proteini ve maya ağır reaksiyonlara yol açabilmektedir. Ammonyum sülfat'ın karaciğer, sinir ve solunum yolları toksini olduğu şüphesi bulunmaktadır. Gliserin'in, kan, karaciğer ve sinir sistemine toksik etkisinden şüphelenilmektedir. Sodyum Borat; kan, endokrin, karaciğer ve sinir sistemi üzerinde, Polisorbat 80 (Tween 80) ise deri ve duyu organları üzerinde toksik etkiye neden olabilir. Hidroklorik asit, şüpheli bir karaciğer, immün, locomotor, solunum, cilt ve duyu organı toksinidir. Sodyum hidroksit, solunum, cilt ve duyu organı toksini olma özelliği taşımaktadır. Potasyum klorür şüpheli bir kan, karaciğer ve solunum yolları toksinidir. İNAKTİVASYON KİMYASALLARI: Aşıları kontamine edebilecek istenmeyen virüs ve bakterileri öldürür. Formaldehid (veya formalin)'in, kansere yol açtığı bilinmekte ve aynı zamanda karaciğer, immün, sinir, üreme, solunum sistemleri ile cilt ve duyu organları toksini olma şüphesi taşımaktadır; mumyalama sıvılarında kullanılmaktadır. Glutaraldehid, gelişim, immün, üreme, solunum sistemleri ile cilt ve duyu organı toksini olma şüphesi taşımaktadır. Polioksitilen 'in ise bir endokrin toksini olduğundan şüphelenilmektedir. KİRLETİCİLER/KONTAMİNASYON: Bilimsel literatür incelendiğinde insanlar, ev hayvanları ve tarım hayvanlarına yönelik aşılarda ciddi miktarlarda virüs, bakteri, bunların komponentleri, toksinler, ayrıca yabancı hayvansal proteinler ile kanserojen protein ve DNA'larının bulunduğu görülmekte ve aşılardaki kontaminasyon sorunu halkın ya da medyanın idrak ettiğinden çok daha önemli bir sorun olarak bilimadamlarının karşısında durmaktadır. Yapılan çalışmalar, değişik üreticilerden alınmış aşı numunelerinin `'ında bir veya daha fazla kirletici organizma göstermiştir. Bu organizmalar arasında (AIDS'in öncülü HIV'yi andıran) maymun bağışıklık yetmezliği virüsü (simian immunodeficiency virus-SIV), mikoplazma, pestivirüs, SV-40 ve sitomegalovirüs bulunmaktadır. Bunun yanısıra aşıların bir kısmında mikroglial aktivitasyonu tetikleme ve hatta başka virüslerin içine yerleşerek tehlikeli hibridler oluşturma kapasitesine sahip viral fragmanlar bulunmuştur. Sitomegalovirüsün mevcudiyeti, felç/inme ile bağlantısından ötürü özellikle önemlidir. İnme geçirmiş bir grup üzerinde yapılan bir incelemede grubun p'inin karotid arterlerinde bu virüs bulunmuştur. SV-40 virüsü de milyonlarca doz öldürülmüş ve canlı poliovirüsü aşısını kontamine etmiş olması bakımından yine oldukça endişe vericidir. Michele Carbone ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmalar hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aşılardan alınan SV-40 virüsünün insanlarda beyin tümörü, mezotelyoma [akciğer ve karın zarı kanserleri] ve osteosarkomaya [kemik kanseri] yol açtığını göstermiştir. Bu virüsün yine aynı biilimadamı tarafından bir dizi beyin tümörü (medulloblastom, epandimom ve koryoit pleksus papillomu) ile bağlantısı ortaya konmuştur. Bu bilgilerin üzerini kapatmak için muazzam bir çaba gösteriliyor olsa da, bu virüsün aşılar vasıtasıyla dünya çapında binlerce kanser vakasına yol açtığına ve halen de açmaya devam ettiğine dair kesin bilimsel kanıtlar mevcuttur. Piyasaya çıkan ilk polio aşılarından SV-40 virüsünü kapmış (1963'e kadar) kişilerin bu virüsü çocuklarına geçirmiş olduğu (dikey geçiş ya da transpasental transmisyon) gösterilmiştir. Aşı taraftarları işte tam da bu yüzden bu büyük felaketi bugün bile örtbas etmeye çalışmaktadır; şimdiye kadar polio aşısıyla onmilyonlarca günahsız kişinin bilmeden bu kanser virüsünü kapmış olduğu ve hatta gelecek nesillerin de bu kontaminasyondan payını aldığı bilindiği takdirde halkın devletin halk sağlığı yetkililerine ve yürüttükleri kutsal aşılama programlarına güveni tamamen sarsılacaktır. Virologlar bugün aşılara çoğu kanserojen olabilecek çok sayıda virüs ve mikoplazmanın karışmış olabileceğini kabul etmektedir. Bazen iki zayıf karsinojenik virüs birleştiğinde, genetik rekombinasyon sonucu karsinojenitelerinin çok daha güçlü hale gelebileceği bilinmektedir. Bugün bilinen bir başka bilimsel gerçek de, karsinojenitesi zayıf virüslerin kimyasal karsinojenlerin varlığında kanser yapıcı etkilerinin çok daha artmakta olduğudur. Aşılarda beklenilmedik virüslerin çıkması artık alışılagelmiş bir durumdur: Aşıyla ilgili ve diğer hücre kültürlerinde Porcine circovirus type 1 (PCV1) [domuz sirkovirüsü tip 1] muayenesi. “Porcine circovirus type 1 (PCV1) domuzlarda oldukça yaygın görülmektedir ve yakın zamanda bazı rotavirüsü aşılarında olduğu rapor edilmiştir.” KAYNAK: 011 Oct 26;29(46):8429-37. Epub 2011 Aug 9. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21835219?dopt=Abstract “'Zenotropik fare lösemisi virüsü' ile bağlantılı virüs (XMRV), hem kronik halsizlik sendromu hem de prostat kanseri hastalarında rastlanılan yeni keşfedilmiş bir insan retrovirüsüdür. XMRV'nin aşılardaki hücre substratlarında kullanılmasıyla ilgili potansiyel güvenlik sorunu bulunmaktadır...” KAYNAK: http://www.fda.gov/biologicsbloodvaccines/scienceresearch/biologicsresearchareas/ucm127327.htm [28/2 12:10] Damla ERDOĞAN: .....HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE SeHir adı Hastaneniz bünyesinde doğan/doğacak olan çocuğumuzun ailesi olarak aşıların içeriğindeki zararlı, etkileri bilinen ve çocuğumuz üzerinde ileride ne gibi sağlık problemlerini oluşturacağı öngörülemeyen maddelerden, yan etkilerinden ve araştırmalarımız sonucunda öngördüğümüz kuvvetli şüphelerimizden dolayı Hasta Hakları Yönetmeliğinin 24 maddesi "Tıbbi müdahaleler de hastanın rızası gerekir. Hasta küçük ya da mahcur ise velisinden veya vasisinden İzin alınır.", Anayasanın 17. maddesi "Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 25. Maddesi: "Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını İstemek hakkına sahiptir." maddelerindeki haklarımıza ve 26 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 29/6/2016 Tarihli ve 2014/4077 Başvuru Numaralı Kararına istinaden doğan/doğacak olan çocuğumuza hepatit b ve k vitamini aşılarının yapılmasını istemiyoruz. Biz talebimiz ilgili servis çalışanlarına sözlü olarak aktardık/aktaracağız ancak doğum sürecinin heyecan ve telaşı, hastane yoğunluğu, çalışanların vardiya sistemi ile değiştiği de göz önüne alınarak doğum ve doğum sonrası görev alabilecek çalışanlarınız özellikle kadın hastalıkları ve doğum servisi/kliniği ve çocuk hastalıkları servisi/kliniğinin çalışanlarına, görevli ebe, hemşire, doktor vb. sağlık çalışanlarına da gerekli bilginin verilmesi, dilekçemizin bir nüshasının hasta dosyasına konulması ve dilekçenin evrak kayıt sayı numarası ve tarihinin tarafımıza verilmesi hususunda gereğinin yapılmasını, Bilgilerinize İmza Veli Ad Soyad [28/2 12:10] Damla ERDOĞAN: ……………………………….. HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE İL ADINI YAZIN Hastaneniz bünyesinde doğan/doğacak olan çocuğumuzun ailesi olarak aşıların içeriğindeki zararlı, etkileri bilinen ve çocuğumuz üzerinde ileride ne gibi sağlık problemlerini oluşturacağı öngörülemeyen maddelerden, yan etkilerinden ve araştırmalarımız sonucunda öngördüğümüz kuvvetli şüphelerimizden dolayı Hasta Hakları Yönetmeliğinin 24 maddesi "Tıbbi müdahaleler de hastanın rızası gerekir. Hasta küçük ya da mahcur ise velisinden veya vasisinden İzin alınır.", Anayasanın 17. maddesi "Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 25. Maddesi: "Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını İstemek hakkına sahiptir." maddelerindeki haklarımıza ve 26 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 29/6/2016 Tarihli ve 2014/4077 Başvuru Numaralı Kararına istinaden doğan/doğacak olan çocuğumuza hepatit b ve k vitamini aşılarının yapılmasını istemiyoruz. Biz talebimiz ilgili servis çalışanlarına sözlü olarak aktardık/aktaracağız ancak doğum sürecinin heyecan ve telaşı, hastane yoğunluğu, çalışanların vardiya sistemi ile değiştiği de göz önüne alınarak doğum ve doğum sonrası görev alabilecek çalışanlarınız özellikle kadın hastalıkları ve doğum servisi/kliniği ve çocuk hastalıkları servisi/kliniğinin çalışanlarına, görevli ebe, hemşire, doktor vb. sağlık çalışanlarına da gerekli bilginin verilmesi, dilekçemizin bir nüshasının hasta dosyasına konulması ve dilekçenin evrak kayıt sayı numarası ve tarihinin tarafımıza verilmesi hususunda gereğinin yapılmasını, Bilgilerinize arz ederiz. …/…/201. Ad Soyad VELİ
@******* 🍃 ayy canım hepsini okuyamadım ama doktorlar neden öneriyor ozaman anlamadım ya bak şuan kafam karıştı 🤷
@******* olduğumuz her aşı için ücret alıyorlar. Üstelik yurtdisinda çoğu yerde yapılmıyor. Ben neden daha doğmamış Allah'ın ona has verdiği bagisligi zehirliyim. Bebekler hiçbir aşı olmadan 2 yıl boyunca kendi bağışıklığı var. Ben aşılara asla güvenmiyorum. Araştırin eşinizle anlarsınız. Abimle yengem yaptıracak dediler onlarla tartıştım ve araştırdılar yaptirmadilar. Yeğenlerim diğer bebeklerden daha sağlıklı ve biliyormusun aşı farkındalığı arttı fazlasıyla. Çevrem çoğu aşısı z bebekleri.
@******* 🍃 Canım bebek için değil kendim olucaktim onu soruyorum hemde sağlık ocağında ücret falan alınmıyor ki 🤷 yani ben ilk defa senden duydum şimdi doğrudur belki de sen baya araştırmışsın belli ki
@******* ücret almıyorlar bizden. Her yaptıkları ücret için devlet para veriyor onlara.
@******* 🍃 her yaptıkları aşı için mi anlamadım 🤦
@******* evet aşı başı ücret veriyor devlet onlara.
@******* 🍃 hmm anladım canım eee bizler küçükken vurulmuşuz ama 🤷 çoğu insan vurulmuş yani mesela şuan korona aşısı içinde bı öneren var bı önermeyen ama mecburi nasıl olucak bilmiyorum